Hayatta kalmayı ve özgürlüğün başarısını güvence altına almak için her türlü bedeli ödeyeceğiz, her türlü yükü taşıyacağız, her türlü zorluğa göğüs gereceğiz, her dostu destekleyeceğiz, her düşmana karşı çıkacağız.


Savaştan ümidini kesen ve barışı getirmek isteyen her düşünceli yurttaş, işe içine bakarak, barışın olanaklarına karşı kendi tutumunu inceleyerek başlamalıdır.


Pek çoğumuz bunun imkansız olduğunu düşünüyoruz.


Birçoğumuz bunun gerçek olmadığını düşünüyoruz, ancak bu tehlikeli, bozguncu bir inanç.


Bu inanç, düşünce, savaşın kaçınılmaz olduğu, insanlığın sonunun geldiği, bizleri kontrol edemediğimiz güçlerin pençesinde olduğumuz sonucuna götürür.


Bu görüşü kabul etmemize gerek yok.


Sorunlarımız insan yapımıdır, bu nedenle insan tarafından çözülebilir ve insan istediği kadar büyük olabilir.


İnsan kaderinin hiçbir sorunu, insanın ötesinde değildir.


İnsanın aklı ve ruhu çoğu zaman çözümsüz görüneni çözmüştür ve biz insanlığın bunu tekrar yapabileceğine inanıyoruz.


Elbette uzayın açılış manzaraları, yüksek ödüllerin yanı sıra yüksek maliyetler ve zorluklar vaat ediyor.


Bu nedenle, bazılarının bizim dinlenmemiz, beklememiz için biraz daha uzun süre kalmamızı, beklememizi istemesi şaşırtıcı değil.


Ama bu Houston şehri, bu Teksas eyaleti, bu ülke, Amerika Birleşik Devletleri, bekleyip dinlenen ve arkalarına bakmak isteyenler tarafından inşa edilmedi.


Bu ülke ilerleyenler tarafından fethedildi, uzay da öyle olacak.


Bu on yılda aya gitmeyi ve diğer şeyleri yapmayı seçtik, kolay oldukları için değil, zor oldukları için, çünkü bu meydan okuma, kabul etmeye istekli olduğumuz bir şey.


Bu işe verdiğimiz enerji, inanç, özveri, ülkemize ve ona hizmet eden herkese ışık tutacaktır.


Ve bu yüzden, sevgili Amerikalılar, ülkenizin sizin için ne yapabileceğini değil, sizin ülkeniz için ne yapabileceğinizi sorun.



We shall pay any price, bear any burden, meet any hardship, support any friend, oppose any foe, to assure the survival and the success of liberty.

Every thoughtful citizen who despairs of war and wishes to bring peace should begin by looking inward, by examining his own attitude towards the possibilities of peace.

Too many of us think it is impossible.

Too many of us think it is unreal, but that is a dangerous, defeatist belief.

It leads to the conclusion that war is inevitable, that mankind is doomed, that we are gripped by forces we cannot control.

We need not accept that view.

Our problems are man-made; therefore, they can be solved by man, and man can be as big as he wants.

No problem of human destiny is beyond human beings.

Man’s reason and spirit have often solved the seemingly unsolvable, and we believe they can do it again.

Surely the opening vistas of space promise high costs and hardships as well as high reward.

So, it is not surprising that some would have us stay where we are a little longer to rest, to wait.

But this city of Houston, this state of Texas, this country of United States was not built by those who waited and rested and wished to look behind them.

This country was conquered by those who move forward, and so will space.

We chose to go to the moon in this decade and do the other things, not because they are easy, but because they are hard, because that challenge is one that we’re willing to accept.

The energy, the faith, the devotion, which we bring to this endeavour will light our country and all who serve it.

And so, my fellow Americans, ask not what your country can do for you, ask what you can do for your country.